Haber Merkezi – ASYANINSESİ
Çin Ticaret Bakanlığı, ülkenin rekor kıran ticaret fazlasının yarattığı küresel sürtüşmelerle boğuştuğu bir dönemde, ihracat odaklı büyüme modelini yeniden masaya yatırdı. Bakanlığın yıllık konferansında verilen mesaj net: Sürdürülebilir büyüme için ticaret ve yatırım dengelenmeli.
Analistlere göre bu çağrı, Çin'in tedarik zincirlerini kademeli olarak yurtdışına kaydırarak daha fazla "yerelleşme" arayışında olduğunun en somut göstergesi.
PEKİN'DEN "DÜZENLİ SINIR ÖTESİ YATIRIM" TALİMATI
20 Ocak Salı günü düzenlenen ve dış yatırım, uluslararası iş birliği ve dış yardımların ele alındığı yıllık konferansta konuşan Ticaret Bakanlığı yetkilileri şu talimatı verdi:
"Her seviyedeki ticari otoriteler, endüstriyel ve tedarik zincirlerinin makul ve düzenli sınır ötesi düzenini yönlendirmeli, ticaret ve yatırımın entegre gelişimini teşvik etmeli ve dış yatırım yönetimini etkin bir şekilde güçlendirmelidir."
İki yıl aradan sonra ilk kez gündemde hem ticaretin hem de yatırımın eşit derecede vurgulanması, Pekin'in küresel ortaklarıyla olan ticari bağlarını salt ihracatın ötesine taşıma çabası olarak yorumlanıyor.
"ESKİ MODEL ARTIK KAZANDIRMIYOR"
Ankura Consulting Çin Genel Müdürü Alfredo Montufar-Helu, bu değişimi Pekin'in bir itirafı olarak görüyor:
"Bunu, Pekin'in korumacı bir küresel ortamda eski ihracat odaklı büyüme modelinin artık azalan getirilerle karşı karşıya olduğunu kabul etmesi olarak görüyorum."
Montufar-Helu'ya göre, "ticaret-yatırım entegrasyonu" hamlesi aslında gümrük tarifelerini aşmak ve pazar erişimini sürdürmek için yurtdışında kapasite kurma çağrısı. Bu strateji aynı zamanda, nihai ürünlerin üretimi için gerekli olan Çin menşeli ara mallara olan talebi de canlı tutmayı hedefliyor.
REKOR FAZLA, ARTAN GERİLİM
Çin'in ticaret fazlası 2025 yılında 1,19 trilyon ABD doları ile rekor seviyeye ulaştı. Bu durum, ticaret ortaklarıyla olan sürtüşmeleri yeniden alevlendirdi. Başta Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron olmak üzere Avrupa Birliği liderleri, Pekin'i iç tüketimi artırmaya çağırarak mevcut ticaret dengesizliğinin sürdürülemez olduğunu vurguluyor.
Ancak veriler, Çinli şirketlerin yurtdışı yatırımlarında temkinli olduğunu gösteriyor. Çin'in finans dışı doğrudan dış yatırımı geçen yıl sadece %1,3 büyüyerek 145,66 milyar dolara ulaştı. 2023 ve 2024'teki çift haneli büyümelerden sonra gelen bu yavaşlama, şirketlerin sıkı bilançoları ve jeopolitik belirsizliklerle açıklanıyor.
YATIRIMDA "SEÇİCİLİK" DÖNEMİ
Trivium China analisti David Zhang, gelişmiş ekonomilerdeki sıkı denetimlerin ve artan uyum maliyetlerinin, Çinli şirketler için bazı destinasyonları daha az çekici hale getirdiğini belirtiyor.
Zhang, yeni stratejiyi şöyle özetliyor:
"Küresel ticaret korumacılığı artarken, dış yatırım artık sadece ihracatın garanti edemediği ticari bağları sürdürmek için geleneksel ticareti tamamlıyor. Pekin'in politikası artık dış akışları maksimize etmekten ziyade seçiciliğe odaklanıyor: Pazar erişimini ve tedarik zinciri direncini koruyan denizaşırı genişlemeleri desteklerken, temel değer zincirlerini yurtiçinde koruma altına alıyor."
Pekin'in bu yeni yaklaşımı, özellikle Küresel Güney (Global South) ülkelerinde teknoloji paylaşımı ve kalkınma uzmanlığı taleplerine yanıt vererek, sadece ürün satan değil, aynı zamanda üretim yeteneği ihraç eden bir Çin portresi çizmeyi hedefliyor.
"