Çatışmaların bedelini sivillerin ödediğine dikkat çeken Fletcher, sivillerin korunması gerektiğini vurguladı. Fletcher, hava saldırılarının konutları, hastaneleri ve okulları hedef aldığını, sivil halk ile sivil altyapının ciddi risk altında bulunduğunu ifade etti.
Fletcher ayrıca Orta Doğu’daki çatışmaların BM’nin insani yardım operasyonlarını da olumsuz etkilediğini belirtti. Hava sahalarının kapatılmasının insani yardım personelinin rotasyonunu aksattığını dile getiren Fletcher, enerji nakil hatları veya Hürmüz Boğazı gibi deniz yollarının tıkanması halinde gıda fiyatlarının artabileceği ve ithalata bağımlı ülkelerde temel malların tedarikinde ciddi sorunlar yaşanabileceği uyarısında bulundu. Fletcher, BM’nin bu risklere karşı önceden yardım malzemeleri konuşlandırdığını, alternatif tedarik yolları aradığını ve hızlı finansman mekanizmaları üzerinde çalıştığını kaydetti.
Tom Fletcher ayrıca dünya kamuoyunun Orta Doğu’daki gelişmelere odaklanırken Sudan, Kongo ve Ukrayna gibi diğer kriz bölgelerinde de ciddi insani sorunların sürdüğünü hatırlattı. BM’nin insani yardım çalışmalarının giderek daha zor koşullar altında yürütüldüğünü ifade eden Fletcher, uluslararası insani hukuka saygının yeniden ciddi sınamalar ve ihlallerle karşı karşıya kaldığını söyledi. Fletcher, buna rağmen uluslararası hukukun şiddet ve savaşın kısır döngüsünü önleyebilecek en güçlü güvence olmaya devam ettiğini vurguladı.