Hürmüz Kapatıldı: "Geçmeye Çalışan Hedef Olur"
28 Şubat'ta başlayan saldırıların ardından İran Devrim Muhafızları Ordusu, dünyanın en kritik enerji koridoru olan Hürmüz Boğazı'nı geçişlere kapattığını duyurdu. Tuğgeneral İbrahim Cebbari yaptığı açıklamada, yasağı ihlal ederek boğazdan geçmeye çalışan gemilerin doğrudan hedef alınacağını belirterek bölgedeki askeri gerilimi en üst düzeye çıkardı. Karar sonrası boğazın her iki yakasında yüzlerce petrol tankeri birikmiş durumda.
Enerji Piyasalarında "Siyah Pazartesi": Fiyatlar Uçuşa Geçti
Küresel enerji arzının kalbi olan Hürmüz'deki tıkanıklık, piyasalarda şok etkisi yarattı:
-
Doğal Gaz: Katar'ın üretimini durdurmasıyla Avrupa'da gaz fiyatları bir günde %35,5 oranında rekor artış gösterdi.
-
Petrol: Deniz yoluyla taşınan ham petrolün üçte biri (günlük 21 milyon varil) bu hattan geçiyordu. Sevkiyatın durması, küresel bir akaryakıt krizinin habercisi olarak yorumlanıyor.
-
Sigorta Krizi: NorthStandard ve Gard gibi dev denizcilik sigorta şirketleri, bölgedeki "savaş riski" nedeniyle teminatlarını iptal etmeye başladı.
İMEAK DTO Başkanı Kıran: "Hürmüz’ün İkamesi Yok"
Gelişmeleri değerlendiren İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkanı Tamer Kıran, durumun vahametine dikkat çekti. Kıran, "Suudi Arabistan veya Irak üzerinden geçen alternatif boru hatları olsa da, bunlar Boğaz'dan geçen hacmin ancak küçük bir kısmını karşılayabilir. Hürmüz bugün için vazgeçilmezdir. Bu durum küresel enflasyonu ve üretim maliyetlerini doğrudan vuracaktır," dedi.
Özellikle Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi Asya devlerinin enerji ihtiyacının %85’inin bu hattan karşılanıyor olması, krizin Asya ekonomileri üzerindeki yıkıcı etkisini artırıyor.
Hukuki Boyut: Zararsız Geçiş Hakkı İhlal mi Ediliyor?
Hukukçu Prof. Dr. Yücel Acer ise uluslararası boğazlarda "ulaşım serbestliği" kuralının savaş durumunda bile sivil gemiler için geçerli olduğunu hatırlattı. Acer, "Hürmüz'ün suları sadece İran'a değil, Umman ve BAE'ye de aittir. İran ancak kendi karasularında ve kendisine tehdit gördüğü durumlarda kısıtlama yapabilir. Ancak mevcut askeri tablo, hukuki normların ötesinde bir fiili durum yaratmış durumda," değerlendirmesinde bulundu.
Sonuç: Belirsizlik ve Kaos Kapıda
2026 yılı, deniz taşımacılığı ve küresel ticaret için "belirsizlik yılı" olmaya aday görünüyor. Uzmanlar, askeri operasyonlar durdurulmadığı takdirde, tedarik zincirindeki kırılmanın küresel bir ekonomik durgunluğa (resesyon) yol açabileceği konusunda uyarıyor.




