3 gün önce Genel

" ÇİGONG”;Ankara da Nefes, TAI & CHI ve ÇİGONG okulunun yeni şubesi de açıldı.;Okulun Baş Eğitmeni sayın Numan PEKGÖZ bu spor dallarında 30 yıllık bir deneyimi olduğunu ve öğrenmek isteyen herkese de kapılarının açık olduğunu belirtti. Ayrıca TAI & CHI sunumu yapan Sayın Pekgöz TAI CHI’nin kişiye kazandırdığı edinimler hakkında da bilgi verdi. "

1 hafta önce Genel

Haber Merkezi- ASYANIN SESİ Başkent Bağdat’ta, Dicle Nehri kıyısında yer alan ve Osmanlı döneminde inşa edilen Bağdat Kültür Merkezi binasındaki müzede, Osmanlı’nın Irak dönemine ait belge ve eserler, modern sergileme teknikleriyle ziyaretçilere sunuluyor. Bağdat Kültür Merkezi Başkanı Talib İsa yaptığı açıklamada, müzede İstanbul’dan getirilen ve Irak’taki Osmanlı dönemine ait onlarca belgenin bulunduğunu ifade etti. İsa, "Müzede Osmanlının Irak dönemine ait çok sayıda fotoğraf, görüntü ve belge yer alıyor. Müze ayrıca, Osmanlı Valisi Mithat Paşa tarafından yaptırılan Bağdat Kültür Merkezi’nin tarihine de ışık tutuyor." dedi. "Bu yapay zeka müzesi Irak'taki Osmanlı dönemini anlatıyor" Bağdat Kültür Merkezi Bilgi ve Teknoloji Bölümü Başkanı Haydar Abid de söz konusu müzenin Irak’taki ilk yapay zeka destekli müze olduğunu belirterek "Bu yapay zeka müzesi, Irak’taki Osmanlı dönemini anlatıyor. O dönemde video görüntülerden ziyade daha çok fotoğraflar bulunuyordu. Zamanla yıpranan bu tarihi fotoğrafların bazıları netliğini kaybetmişti. Biz de bu fotoğrafları yeniden düzenleyerek renklendirdik ve daha modern bir görünüme kavuşturduk." diye konuştu. Osmanlı döneminde Rüştiye Mektebi’nde Türkçenin yanı sıra Arapça, matematik, tarih, coğrafya ve daha birçok alanda ders verildiğini anlatan Abid, müzede ayrıca Osmanlı dönemi askerlerinin de eğitim aldığı bu okula ilişkin yapay zeka ile oluşturulan bazı görsellerin sergilendiğini dile getirdi. Abid, "Bu müzede, elektronik arşivleme ve yapay zeka aracılığıyla tarih ile dijitalleşmeyi bir araya getirdik. Osmanlı dönemine ait arşivleri yazılı belgeler yerine elektronik ortamda incelemek isteyenler de müzeye gelerek araştırma yapıyor." ifadelerini kullandı."

1 hafta önce Genel

"Pazar Payı Yüzde 6’ya Yükseldi Rusya Sanayi ve Ticaret Bakanı Anton Alihanov tarafından yapılan açıklamaya göre, elektrikli ve hibrit araçlar Rusya otomobil pazarında %6’lık bir paya ulaştı. Bu oran, geleneksel içten yanmalı motorların hakim olduğu Rus pazarında, tüketicilerin alternatif enerjiyle çalışan araçlara olan ilgisinin hızla arttığını kanıtlıyor. Altyapı Yatırımları Hız Kesmiyor: 6.400 Şarj İstasyonu Elektrikli araçların yaygınlaşması için en kritik halka olan şarj altyapısında da önemli bir eşik aşıldı. Rus otomotiv analiz ajansı Autostat verilerine göre: İstasyon Sayısı: Kasım ayı itibarıyla Rusya genelindeki halka açık şarj istasyonu sayısı 6.400’ü geçti. Hizmet Kapasitesi: Her bir kamu istasyonu, ortalama 12 tam elektrikli (BEV) ve 15 kablolu hibrit (PHEV) araca hizmet verebilecek kapasitede. Analiz: Yaptırımlar Dönüşümü Tetikledi mi? Rusya’nın elektrikli araç üretimindeki bu hızlı artışı, özellikle Çinli otomotiv markalarıyla yapılan ortak üretimler ve yerel markaların (Moskvich, Evolute gibi) batarya teknolojilerine yaptığı yatırımlarla açıklanıyor. Üretimin 2024’e oranla üç kat artması, Rusya’nın kendi kendine yetebilen bir elektrikli araç ekosistemi kurma yolundaki kararlılığını gösteriyor. Sırada Ne Var? Uzmanlar, şarj istasyonu sayısının artması ve yerli üretim modellerinin (hibritlerin yakıt tasarrufu avantajıyla) çeşitlenmesi sayesinde 2026 yılı sonunda pazar payının çift haneli rakamlara ulaşabileceğini öngörüyor."

1 hafta önce Genel

"BMW, Temmuz 2020 ile Temmuz 2022 arasında üretilen araçları, yangına neden olabilecek marş sistemindeki teknik bir hata nedeniyle büyük çaplı geri çağırma yapacağını duyurdu. Bu kapsamda, Almanya'da yaklaşık 28 bin 582 araç geri çağrılacak. BMW, küresel olarak ne kadar aracın geri çağrılacağını ve geri çağırmanın maliyetlerine ilişkin açıklama yapmadı. Bununla birlikte Alman basınında toplam geri çağrılacak araç sayısının yaklaşık 575 bin olduğu ileri sürüldü. Konuya ilişkin BMW'den yapılan açıklamada, marş motoru otomatiğinde (selenoidinde) yüksek kullanım sonrası aşırı aşınma meydana gelebileceğinin tespit edildiği bildirildi. Bu kusurun aracın çalışmasını zorlaştırabileceği, hatta imkansız hale getirebileceği vurgulanan açıklamada, bunun da ötesinde marş motorunda bölgesel aşırı ısınmaya neden olabilecek bir kısa devre riski olduğu kaydedildi. Şirket açıklamasında, "En kötü senaryoda, bu durum araç seyir halindeyken yangına yol açabilir. Sürüş sırasında veya araçtan inerken duman görülebilir veya kokusu alınabilir." ifadelerine yer verildi. Açıklamada, olası bir riskin önüne geçilmesi amacıyla araç sahiplerine motor çalışır vaziyetteyken aracı gözetimsiz bırakmamaları tavsiyesinde bulunuldu. Geri çağırma operasyonu, 2 Serisi Coupe, 3, 4, 5 ve 7 Serisi Sedanlar ile 6 Serisi Gran Turismo, X4, X5, X6 ve Z4 modellerinin çeşitli varyantlarını kapsıyor. Özellikle Temmuz 2020 ile Temmuz 2022 tarihleri arasında üretilen marş rölesine sahip araçların risk altında olduğu, ayrıca onarım sırasında hatalı marş motoru takılan araçların da kapsama dahil edildiği bildirildi. Alman üretici, Eylül 2025’te de Eylül 2015 ile Eylül 2021 arasında üretilen araçları, yangına neden olabilecek marş sistemindeki bir arıza nedeniyle büyük çaplı geri çağırma yapmıştı. Önceki geri çağırmanın nedeni korozyona yol açan su sızıntısıyken, bu kez sorunun doğrudan parçadaki fiziksel aşınmadan kaynaklanması dikkati çekti. Bir önceki geri çağırmada, yangın riski motor kapalıyken de mevcutken, mevcut arızada riskin daha çok motor çalışırken ortaya çıkabileceği ifade edildi."

1 hafta önce Genel

"CTBTO Verileri ABD’yi Yalanladı ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Thomas G. Denanno’nun, Cenevre’deki Silahsızlanma Konferansı’nda Çin’i Haziran 2020’de gizli bir nükleer patlama gerçekleştirmekle suçlaması, diplomatik tansiyonu yükseltti. Çinli diplomat Li Song, bu iddialara karşı en güçlü kanıtın bizzat Nükleer Denemelerin Kapsamlı Yasaklanması Antlaşması Örgütü (CTBTO) olduğunu belirtti. Li, CTBTO Genel Sekreteri Dr. Robert Floyd’un resmi açıklamasına atıfta bulunarak; örgütün gelişmiş izleme ağının söz konusu tarihte herhangi bir nükleer faaliyet tespit etmediğini hatırlattı. Li, "Bu durum, ABD’nin iddialarının tamamen temelsiz ve uydurma olduğunu kanıtlıyor" dedi. "Asıl Hedef Yeni Nükleer Denemeler İçin Zemin Hazırlamak" Çin tarafı, ABD’nin bu suçlamaları tesadüfen yapmadığını iddia ediyor. Li Song’a göre Washington yönetimi: Meşruiyet Arayışı: Çin’i suçlayarak, ABD’nin askıya aldığı kendi nükleer denemelerine yeniden başlamak için uluslararası kamuoyunda bir "haklılık" zemini oluşturmaya çalışıyor. Sorumsuzluk: Bu tür iddiaların küresel nükleer silahsızlanma çabalarına zarar veren "son derece sorumsuz" adımlar olduğunu vurguluyor. Çin’in Nükleer Doktrini: "Sadece Savunma Amaçlı" Pekin’in nükleer politikasının şeffaf ve tutarlı olduğunu savunan Daimi Temsilci, Çin’in barışçıl kalkınma yolundan sapmadığını yineledi. Li, Çin’in nükleer stratejisinin "asla ilk kullanan olmama" ilkesine dayalı, savunma amaçlı bir yapı olduğunu belirterek, uluslararası güvenliğin korunmasında yapıcı bir güç olmaya devam edeceklerini ifade etti. Analiz: Bu gerginlik, nükleer güçler arasındaki şeffaflık tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. Özellikle CTBTO gibi bağımsız bir kurumun verilerinin diplomasi masasında bu kadar belirleyici olması, uluslararası denetim mekanizmalarının önemini bir kez daha gösteriyor."

1 hafta önce Genel

" açlık, hastalık ve elverişsiz barınma koşulları da can almaya devam ediyor.;Ateşkese Rağmen Dinmeyen Acı Gazze Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, 10 Ekim'de sağlanan ateşkes mutabakatından bu yana 591 Filistinli yaşamını yitirdi. Saldırıların başladığı Ekim 2023'ten bu yana toplam yaralı sayısı ise 171 bin 686'ya ulaştı. Enkaz altında hâlâ binlerce cenazenin bulunduğu tahmin ediliyor. Çadır Kentlerde Yangın Faciası Sivil yerleşim alanlarının tahrip edilmesi nedeniyle yüz binlerce Filistinli, derme çatma çadırlarda hayata tutunmaya çalışıyor. Ancak bu çadırlar artık birer ölüm tuzağına dönüşmüş durumda: Deyr el-Belah: Yemek pişirildiği sırada bir çadırda çıkan yangında 16 yaşındaki Şehd ve 2 yaşındaki Adem hayatını kaybetti. Anne ve bir bebeğin tedavisi sürüyor. Isınma ve yemek için kullanılan ilkel yöntemler, yakıt kıtlığıyla birleşince çadır kentlerdeki güvenlik riskini her geçen gün artırıyor. Batı Şeria’da Yerleşimci Terörü ve Gözaltılar İsrail'in baskıları sadece Gazze ile sınırlı değil. Batı Şeria'da da durum gergin: Saldırılar: Ocak ayında Yahudi yerleşimciler tarafından gerçekleştirilen 468 saldırıda darp, tarla yakma ve mülke el koyma olayları yaşandı. Aktivistlere Gözaltı: Kudüs’ün kuzeyinde bedevi topluluklarına destek veren yabancı barış aktivistleri, "askeri bölge" bahanesiyle gözaltına alındı. DSÖ: "Yardımlar Devede Kulak Kalıyor" Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Refah Sınır Kapısı'nın açılmasını olumlu bir adım olarak görse de yardımların yetersizliğine dikkat çekiyor. Tıbbi Tahliye: 90 hasta tahliye edilirken, 18 bin hasta hâlâ hayatta kalabilmek için sınır kapısından geçmeyi bekliyor. Sağlık Riski: DSÖ yetkilileri, Gazze'deki yaşam koşullarının onur kırıcı ve sağlık açısından aşırı riskli olduğunu vurguluyor. Çevre Felaketi Kapıda: 300 Bin Metreküp Atık Gazze Belediyesi, biriken ve hastalık saçan 300 bin metreküpten fazla katı atığı şehir merkezinden uzaklaştırmak için devasa bir operasyon başlattı. Belediye Başkanı Yahya es-Serrac, ana çöplüklere erişimin engellenmesi nedeniyle bu sürecin 6 ayı bulabileceğini ve uluslararası desteğe ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Analiz Notu: Gazze'de 2026 yılına girilirken tablo, askeri saldırıların yanı sıra "ekolojik ve lojistik bir çöküşe" işaret ediyor. Bölge halkı bir yandan bombalardan kaçarken diğer yandan biriken atıklar, yayılan dumanlar ve bulaşıcı hastalıklarla savaşıyor."

1 hafta önce Genel

""Meseleler Çetrefil Ama Çözümsüz Değil" Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşme sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında Türkiye’nin yapıcı tutumunu vurguladı. Ege ve Doğu Akdeniz’deki sorunların uluslararası hukuk temelinde çözülebileceğine inandığını belirten Erdoğan, "Yeter ki iyi niyet ve çözüm iradesi olsun. Değerli dostum Kiryakos ile bu konuda hemfikir olduğumuzu memnuniyetle gördük," ifadelerini kullandı. Ekonomik Hedef: 10 Milyar Dolar İki lider, 2023 yılında 7 milyar dolara yaklaşan ikili ticaret hacmini kısa sürede 10 milyar dolara çıkarma konusunda kararlılıklarını dile getirdi. Hızlı Vize Uygulaması: Miçotakis, Türk vatandaşları için Yunan adalarında başlatılan kolaylaştırılmış vize uygulamasının halkları yakınlaştırdığını ve bu yıl da devam edeceğini belirtti. Sınır Altyapısı: Kipi ve Kastanies sınır kapılarının güçlendirilmesiyle ticaretin hızlandırılması hedefleniyor. Azınlıklar ve Terörle Mücadele Görüşmenin hassas başlıklarından biri olan azınlıklar konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı Trakya Türk azınlığının dini özgürlükler ve eğitim hakları konusundaki beklentilerini net bir şekilde dile getirdi. Miçotakis ise azınlıkları "iki ülke arasında bir köprü" olarak gördüklerini ifade etti. Ayrıca terörle ve organize suçlarla mücadelede işbirliğinin artırılması konusunda mutabık kalındı. Bölgesel Krizler: Gazze ve Suriye İki NATO müttefiki, bölgesel sorunlarda da ortak zemin arayışını sürdürdü: Gazze: Her iki lider de iki devletli çözümün kalıcı barış için tek yol olduğunu vurguladı. Miçotakis, İsrail’in Gazze’yi ilhak girişimlerine karşı olduklarını ve yerleşim yerlerinin genişletilmesinin çözüm sürecini zorlaştırdığını belirtti. Suriye: Suriye’nin toprak bütünlüğü temelinde istikrara kavuşmasının, hem Türkiye hem de Avrupa’nın güvenliği (özellikle göç baskısının azalması) için kritik olduğu tespiti yapıldı. Sonuç: Venizelos ve Atatürk’ün Mirası Başbakan Miçotakis, konuşmasını tarihi bir referansla tamamlayarak, "Biz Eleftheros Venizelos ve Kemal Atatürk’ün mirasına sahip çıkmak durumundayız," dedi. Coğrafyanın değiştirilemeyeceğini ancak bir "ittifak ve huzur bölgesi" oluşturulabileceğini belirten Miçotakis, bir sonraki toplantı için Erdoğan’ı Yunanistan’a davet etti."

1 hafta önce Genel

"Dostluk ve Stratejik Güvence Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, görüşme sırasında iki ülke liderleri arasındaki karşılıklı güvenin, ilişkilerin sağlıklı ilerlemesi için en büyük stratejik güvence olduğunu belirtti. Wang, Başbakan Orban’ın Çin’e yönelik istikrarlı ve dostane politikasını takdirle karşıladıklarını vurgulayarak, Macaristan’ın Çin için Avrupa’daki en güvenilir ortaklardan biri olduğunun altını çizdi. "Çin Tarzı Modernleşme" Bir Fırsat Kapısı Wang Yi, Macaristan’ı Çin’in kalkınma hamlesinden daha fazla pay almaya davet ederek şu noktaların altını çizdi: Eşit Muamele: İlişkilerin karşılıklı saygı ve eşitlik temelinde yükseldiği, İç Dinamizm: İş birliğinin sadece ekonomik değil, stratejik bir derinliğe sahip olduğu, Egemenlik Vurgusu: Çin'in, Macaristan’ın kendi kalkınma yolunu seçme hakkını ve iç işlerine yönelik dış müdahalelere karşı duruşunu kararlılıkla desteklediği ifade edildi. Orban: "Daha Fazla Çinli Yatırımcı Bekliyoruz" Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in 2024 yılındaki tarihi ziyaretinin ilişkilerde yeni bir milat olduğunu hatırlattı. Orban, Çin’in küresel kalkınmadaki başarısına duydukları hayranlığı dile getirirken, Macaristan ekonomisinin kapılarının Çinli şirketlere ardına kadar açık olduğunu belirtti. Görüşmenin öne çıkan diğer başlıkları: Tek Çin İlkesi: Macaristan tarafı, "Tek Çin" ilkesine olan sarsılmaz bağlılığını bir kez daha teyit etti. Avrupa İçin Örnek Model: Wang Yi, Çin-Macaristan ilişkilerinin sadece iki ülke için değil, Çin-Avrupa ilişkilerinin sağlıklı gelişimi için de bir "örnek teşkil ettiğini" söyledi. Küresel Siyasette "Örnek İş Birliği" Haberin analiz kısmında, Macaristan’ın Avrupa Birliği (AB) içindeki farklı sesine vurgu yapılarak, Budapeşte’nin Pekin ile kurduğu bu güçlü bağın Avrupa jeopolitiğinde dengeleri nasıl etkilediğine dikkat çekildi. Çin’in Macaristan’ın egemenlik haklarını savunması, iki ülke arasındaki ilişkinin sadece ticari değil, aynı zamanda siyasi bir kalkan vazifesi gördüğünü de kanıtlıyor."

1 hafta önce Genel

"Olimpiyatlarda "Çin Akıllı Teknolojisi" Rüzgarı İtalya’nın ev sahipliğinde gerçekleşen Kış Olimpiyatları, sporun ötesinde bir teknoloji şovuna sahne oluyor. Çinli markalar, sporcu performansını artıran 3B modelleme ve yapay zeka destekli yarış kıyafetleriyle sahalarda boy gösteriyor. İzleyiciler ise Çinli şirketlerin geliştirdiği gelişmiş algoritmalar sayesinde "kurşun zamanı" (bullet time) görüntüleriyle sporun estetiğini en ince ayrıntısına kadar deneyimliyor. Sadece spor alanında değil, lojistik ve iletişimde de Çin imzası var: Yapay Zeka: Büyük dil modelleri delegasyonlara anlık çok dilli destek sunuyor. Akıllı Ulaşım: Alp dağlarındaki zorlu yollarda bulut teknolojisi tabanlı yönetim sistemleri yol güvenliğini sağlıyor. Üretimde 16 Yıllık Liderlik: Dünyanın Yüzde 30’u 2025 verilerine göre, Çin imalat sektörünün katma değeri dünya toplamının yaklaşık yüzde 30’unu oluşturuyor. Üst üste 16 yıldır zirvede yer alan Çin, bir vidadan devasa fotovoltaik santrallere kadar uzanan tam endüstriyel zinciriyle "Çin hızı" ve "Çin verimliliği" kavramlarını küresel literatüre kazandırdı. "Tehdit" Değil, "Yeşil Çözüm" Ortağı Uluslararası kamuoyundaki "üretim gücü darbesi" iddialarının aksine, veriler Çin'in küresel talebi karşılamadaki kritik rolünü ortaya koyuyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) projeksiyonlarına göre: 2030 Hedefi: Karbon nötrlüğü için dünya çapında 45 milyon yeni enerjili araca ihtiyaç var. Açığı Çin Kapatıyor: Mevcut yeşil üretim kapasitesi talebin gerisinde kalırken, Çinli devler bu boşluğu doldurmak için üretim hatlarını modernize ediyor. Küresel Refaha Katkı: Azerbaycan’dan Vietnam’a Çin’in üretim gücü sadece kendi sınırlarını değil, komşu ve stratejik ortak ülkeleri de kalkındırıyor: Azerbaycan: Çin yapımı fotovoltaik santral, ülkenin 2030 yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşmasında anahtar rol oynuyor. Vietnam & Tayland: Çin’den ithal edilen ara ürünler sayesinde Vietnam dünyanın en büyük ikinci cep telefonu ihracatçısı konumuna yükselirken; Tayland, üretim ekipmanlarının yüzde 80’ini Çin’den sağlayarak sanayisini güçlendiriyor. Batılı Devler: Apple ve Samsung gibi çok uluslu şirketler, Çin’in geniş ekosisteminden faydalanarak küresel kârlarını artırıyor. "Kırmızı Halı" Diplomasisi ve Ekonomik Gerçeklik Batılı liderlerin son dönemde Çin’e gerçekleştirdiği sık ziyaretler, ekonomik işbirliğinin kaçınılmazlığını gösteriyor. Amerikan medyasının "Çin’de neredeyse her gün kırmızı halı seriliyor" yorumu, tarafların pragmatik ve nesnel bir bakış açısıyla Çin’in sunduğu fırsatları değerlendirme isteğini simgeliyor. Çin, küreselleşme çerçevesinde uluslararası toplumla ekonomik ve ticari işbirliğini derinleştirmeye hazır olduğunun mesajını verirken, dünya ekonomisi için "doğru seçimin" ortak kalkınma olduğunu bir kez daha kanıtlıyor."

1 hafta önce Genel

"Haber Merkezi - ASYANINSESİ Çin, uzay yarışında tarihi bir dönemeçten daha başarıyla döndü. Çarşamba günü ülkenin güneyindeki Hainan eyaletinde bulunan Wenchang Uzay Fırlatma Sahası'nda, yeni nesil taşıyıcı roket Long March-10 ve insanlı uzay aracı Mengzhou'nun entegre edildiği kritik bir "gösterim ve doğrulama uçuşu" gerçekleştirildi. Bu test, daha önce yapılan ateşleme denemeleri ve "Lanyue" Ay iniş aracının testlerinin ardından, Çin'in insanlı Ay keşif programındaki en büyük gelişim uçuşu olarak kayıtlara geçti. 10 Kilometrede "Acil Durum" Senaryosu Testin ana odak noktası, roketin atmosferde maruz kaldığı "maksimum dinamik basınç" anında olası bir arızadan kurtulma yeteneğiydi. Senaryo şu şekilde işledi: 1. Kalkış: Mengzhou mürettebat aracı, Long March-10 roketinin birinci kademe çekirdeğiyle ateşlenerek havalandı. 2. Kritik İrtifa: Yaklaşık bir dakikalık tırmanışın ardından, deniz seviyesinden 10 kilometre yüksekliğe ulaşıldığında simülasyon başladı. 3. Ayrılma ve Kaçış: Hizmet modülü ve dönüş kapsülü ayrıldı, motorlar ateşlendi ve kaçış kulesi kapsülü roketten uzaklaştırdı. Dönüş kapsülü 8 kilometre irtifaya indiğinde, toplam alanı 2.400 metrekareyi aşan üç dev paraşüt açıldı. Kapsülün hızı saniyede 80 metreden 10 metrenin altına düşürülerek denize güvenli bir "yumuşak iniş" gerçekleştirildi. Birçok "İlk"e İmza Atıldı Bu test, Çin uzay programı için birçok ilki barındırıyor: · İlk Denizden Kurtarma: Hem roketin birinci kademesi hem de mürettebat kapsülü ilk kez denizden kurtarıldı. · Yeni Ped: İnsanlı Ay görevleri için özel olarak inşa edilen yeni fırlatma rampası ilk kez kullanıldı. · Entegre Kaçış Sistemi: Önceki Shenzhou araçlarının aksine, yeni Mengzhou uzay aracı, kaçış sistemini roketin değil, kendi bünyesinde barındırıyor. 90 Metrelik Dev: Long March-10 Test edilen Long March-10, Çin'in Ay misyonu için geliştirdiği en güçlü fırlatma aracı. · Yükseklik: Yaklaşık 90 metre. · İtiş Gücü: Kalkışta yaklaşık 2.700 ton. · Kapasite: Hem mürettebat aracını hem de Ay iniş aracını Ay yörüngesine taşıyabilecek tek Çin roketi. Roketin birinci kademesi, iniş sırasında motorlarını havada durdurup tekrar çalıştırarak hassas iniş yeteneğini de sergiledi. Bu teknoloji, roketin yeniden kullanılabilirliği için hayati önem taşıyor. Yükte "Ay Kıyafetleri" Vardı Wenchang'daki test sırasında roketin içinde astronotlar yoktu ancak yükler gerçekçiydi. Kapsülde insansı test mankenleri, mekanik test cihazları ve astronotlar için geliştirilen Ay yürüyüşü kıyafetleri yer aldı. Xichang Uydu Fırlatma Merkezi Baş Mühendisi Zhong Wen'an, testin roket kurtarma ve yeniden kullanılabilirlik teknolojileri açısından yenilikçi bir keşif olduğunu belirterek, "Bu başarı, Çin'in insanlı Ay keşif programı için hayati bir destek sağlıyor" dedi."

1 hafta önce Genel

Haber Merkezi - ASYANINSESİ Avrupa Birliği ve Çin arasındaki elektrikli araç ticaret savaşında dengeleri değiştirecek bir gelişme yaşandı. Avrupa Komisyonu, aylar süren yoğun müzakerelerin ardından Volkswagen Grubu'nun Cupra markasına ait Tavascan modelini, tartışmalı ithalat tarifelerinden muaf tutmayı kabul etti. Bu karar, AB'nin 2024 yılında Çin merkezli EV üreticilerine karşı başlattığı tarife uygulamasından bu yana verilen ilk muafiyet olma özelliğini taşıyor. Anlaşmanın Formülü: "Asgari Fiyat ve Kota" Çin'de üretilip Avrupa'ya ihraç edilen Cupra Tavascan, mevcut %10'luk vergiye ek olarak %20,7'lik ekstra bir tarifeye tabi tutulmuştu. Bu durum, Volkswagen'in SEAT/Cupra bölümünün kar marjlarını neredeyse sıfırlamıştı. Volkswagen, bu ağır vergi yükünden kurtulmak için Brüksel ile özel bir anlaşma yaptı. Anlaşmaya göre Volkswagen: Aracı AB pazarında belirli bir asgari fiyatın altında satmayacak. Belirli bir satış kotasına uyacak. AB içerisindeki EV yatırım projelerine yönelik taahhütlerde bulunacak. Çinli Üreticiler İçin "Emsal" Oldu Volkswagen'in bu başarısı, Çinli otomobil üreticileri için de bir yol haritası oluşturdu. Çin Ticaret Odası'na göre, Çinli markalar artık Pekin yönetiminin savunduğu "toplu pazarlık" yerine, Volkswagen gibi "model bazlı bireysel anlaşmalar" yapmanın yollarını arıyor. Sektör kaynakları, birçok Çinli üreticinin Brüksel'e başvurmaya hazırlandığını, ancak bürokratik yük ve ticari sırların ifşası konusundaki endişeler nedeniyle fayda-maliyet analizi yaptıklarını belirtiyor. Ticaret Savaşında Yeni Cephe AB, BYD ve SAIC gibi markaların devlet destekli ucuz araçlarla Avrupa pazarını domine etmesinden korktuğu için %35,3'e varan ek vergiler getirmişti. Ancak Volkswagen örneği, "Çin'de Üretildi" etiketine sahip araçların, Avrupa fiyatlarıyla rekabet edecek şekilde fiyatlandırılması durumunda pazara girebileceğini gösteriyor. Macquarie Capital Çin Stratejisti Eugene Hsiao, anlaşmayı hem Çinli hem de yabancı üreticiler için olumlu bir sinyal olarak değerlendirerek, "Çin'deki verimli maliyet tabanından yararlanarak Avrupa'ya ihracat yapmak, firmalar için hala büyük bir fırsat" yorumunu yaptı. Neden Avrupa? Çinli üreticiler için Avrupa pazarı hayati önem taşıyor. İç pazardaki acımasız fiyat savaşları ve arz fazlası nedeniyle ihracata yönelen Çinli markalar; ABD ve Hindistan gibi dev pazarlara girişin neredeyse imkansız olması nedeniyle rotayı Avrupa'ya çevirmiş durumda. "

1 hafta önce Genel

Haber Merkezi- ASYANIN SESİ Avrupa Birliği (AB), Meta’nın WhatsApp platformunda üçüncü taraf yapay zeka sağlayıcılarına yönelik getirdiği erişim kısıtlamaları nedeniyle rekabet kurallarını ihlal ettiği iddiasıyla şirkete resmi suçlama yöneltti. AB Komisyonu’ndan yapılan açıklamada, yürütülen soruşturma kapsamında Meta’ya “itiraz beyanı” gönderildiği bildirildi. Komisyonun ön değerlendirmesine göre Meta’nın politikası, rakip yapay zeka asistanlarının WhatsApp kullanıcılarına erişimini ve etkileşimini engelleyerek piyasaya girişlerini zorlaştırıyor. Açıklamada, söz konusu uygulamanın hızla büyüyen yapay zeka asistanları pazarında rekabeti kısıtlama ve rakip şirketlerin genişlemesini engelleme riski taşıdığına dikkat çekildi. Meta’nın 15 Ekim 2025’te yaptığı güncellemeyle üçüncü taraf genel amaçlı yapay zeka asistanlarının WhatsApp’ta kullanımını fiilen yasakladığı, 15 Ocak 2026’dan itibaren ise platformda yalnızca Meta’nın kendi geliştirdiği “Meta AI” aracının aktif kaldığı hatırlatıldı. Komisyon, Meta’nın savunma hakkı saklı kalmakla birlikte, piyasada “ciddi ve telafisi güç zararların” oluşmasını önlemek amacıyla geçici tedbirler uygulamayı da gündemine aldı. AB’de faaliyet gösteren şirketlerin rekabete aykırı davranışlarını denetleme yetkisi Komisyona ait bulunuyor.

Daha fazla göster
Üst